Futbol SPOR

Son Görev

“Oyuncu arkadaşlarımıza, yeni gelen arkadaşlarımıza elimizden geldiğince tecrübelerimizi aktaracağız. Çünkü tecrübe daha fazla hata yapanda biraz daha fazla oluyor. Ben arkadaşlarıma göre biraz daha fazla hata yaptığım için biraz daha fazla tecrübeliyim.”

İlk bakışta 38 yaşında bir oyuncu için normal ve klasik gibi duran bir açıklama aslında  ama eğer bu açıklamayı yapan oyuncu 2015 senesinde ayrıldığı/ayrılmaya zorlandığı Fenerbahçe’ye geri dönen Emre Belözoğlu ise bu açıklamanın daha derin bir anlamı oluyor. “Arkadaşlarıma göre biraz daha hata yaptım.” cümlesi ise her şeyin özeti niteliğinde bir öz eleştiri.

 17 yaşından beri devam eden inişli çıkışlı kariyerinde Emre Belözoğlu için değişmeyen tek şey her zaman Türk futbolunun en sansasyonel karakteri olmasıydı. Norveç maçından sonra basın tribününe o hareketi yaptığında da, Olimpiyat Stadı’nda Slaven Bilic’in üstüne yürüdüğünde de gözler hep onun üstündeydi. Kimine göre fazla şımartılmış bir çocuk, sorunlu bir karakter kimine göre kabadayı oldu. Bunu söyleyenlerin haklılık payı yok muydu, elbette vardı. Kendisinden nefret edenlerin de kendince haklı sebepleri var tabii ki. Üstüne gelmek isteyen, kendisine zarar vermek isteyen ne kadar insan varsa onlara en büyük fırsatları veren de yine en çok kendisi oldu. Ama hiç pes etmedi, çalışmayı bırakmadı, kendini vasata mahkum etmedi. Emre’nin sorunu hiçbir zaman çalışmayı sevmemesi, kumar veya gece hayatı düşkünlüğü olmadı, problem hep bizzat kendisiydi. Belki de bu özelliği Emre’yi dünyadaki diğer “uç” karakterlerden ayıran en önemli özelliğiydi. Futbol içinde de futbol dışında da çok fazla kaybetti ama hiç kabullenmedi,  takımda sahada isyan eden bir tane oyuncu kaldıysa o hep Emre oldu. Emre’den en nefret eden insana bile futbolculuğunu sorduğunuzda ağzından isteksiz iki kelime döküldü. ‘Büyük futbolcuydu’. Bazı cümleler vardır insan ya bir seferde anlarsınız ya da hiç anlamazsınız. Emre Belözoğlu için yapılan ‘büyük futbolcu’ tanımlaması da biraz öyle, neden veya nasıl olduğunu izleyerek anlamayan bir insana anlatamazsınız, sadece vakit kaybedersiniz.

Geçtiğimiz günlerde Emre Belözoğlu kaptanı olduğu Fenerbahçe’yle tekrar sözleşme imzaladı. Futbol sahnesine çıkış yaptığı kulüp Galatasaray olsa da Emre’nin çevresindeki hemen herkes o dönemlerde de Emre’nin kalbinde yatan takımın Fenerbahçe olduğunu söyler. Türkiye’nin en nefret edilen camialarından biri belki de en nefret edileni ile en antipatik karakterlerinden biri olan Emre Belözoğlu birlikteliğinin nerelere gideceğini tahmin etmek ise zor değildi. 2009’a kadar Türkiye’de sorunlu ve sansasyonel bir karakter olan Emre Fenerbahçe transferiyle beraber başka bir şeye dönüştü. Kariyerinin en zor ama aynı zamanda en güzel günlerini yine o forma altında yaşayacaktı. Fenerbahçeli olmayan insanların en nefret ettiği, Fenerbahçelilerin ise en sevdiği oyuncu oldu. Bu durum belki kendine de zarar verdi, bazen zorlamaması gerektiği halde kapasitesini çok fazla zorladığı için takımını yalnız bıraktı. Ama tüm bunlar bir şeyi değiştirmedi Emre Fenerbahçe’yi Fenerbahçeliler de Emre’yi çok sevdi.

2015 yılında Emre Belözoğlu belki de hayatındaki en büyük hayal kırıklığını yaşadı, aslında hayatı hayal kırıklıklarıyla doluydu ama bu Emre için en kalp kırıcı olanıydı. Emre Belözoğlu, Fenerbahçe’den gönderildiğini telefondan öğrenmişti. Daha sonra yaptığı açıklamalarda ise bu durumun kendisini üzdüğünü söyledi ama sonuna hep ekledi.”Fenerbahçe’ye kırgınlığım olmaz.”. 2015 senesinde Başakşehir’e transfer yaptığında  35 yaşındaydı. Genel kanı Emre Belözoğlu’nun  Başakşehir’de takıma hem  abilik yapacağı hem de ucundan  futbol oynayacağı yönündeydi. Öyle olmadı oynadığı dört sene boyunca takımın belki en iyisi olmadı ama  takımın başarılı veya başarısız olması arasındaki ince çizgi hep Emre’ydi.  Sahada Emre Belözoğlu varken başka yokken başka bir Başakşehir vardı. 35 yaşından sonra Başakşehir’de geçirdiği dört sene boyunca herkesin sevgisini olmasa da saygısını  kazanmayı başardı.

Haziran 2018’de Fenerbahçe Başkanı seçilen  Ali Koç’un eski başkan Aziz Yıldırım’a en büyük eleştirisi takımın en ateşli oyuncusu olan Emre Belözoğlu’nu göndermesiydi, gel gelelim bir sene sonra Emre Belözoğlu’nu yine Fenerbahçe’ye kendisi getirdi. Emre Belözoğlu şu an 39 yaşında, aslında yardımcı antrenörlük yapmak için uygun bir yaş diyebiliriz.. Fakat Emre Belözoğlu’nun futbolcu olarak son bir hayali daha var, hep gururla taşıdığı Fenerbahçe formasına “Şampiyon” olarak veda etmek.

Related posts

Miras: Babadan Oğula

Fırat Ayrılık

Euroleague 4. Hafta

Cemal Görkem Erim

Yabancı Kuralı ve Futbola Yabancılık

Batuhan Bağatır

Leave a Comment

%d blogcu bunu beğendi: